İsviçre Ligi Değerlendirmesi! (2015-2016)

eren-gokceYıllardır içimde olan İsviçre Ligleri sevdası, tahmin açısından zaman zaman beni zor durumlara düşürse de bu sevda azalmak yerine her geçen gün artarak ilerlemeye devam ediyor. İsviçre’de 29 Mayıs tarihinde Basel’in şampiyonluğu ile son bulan sezon 18 Temmuz’da yeniden start alıyor. 36 maçlık serüven futbolu özlediğimiz bu aylarda yardımımıza yetişecek. Nacizane, dilimin döndüğünce takımlara gelen-giden transferler ve son durumları hakkında bilgiler vermeye çalışacağım. Emeğe saygı için teşekkür butonunu kullanabilirsiniz. Okuyacak olanlara şimdiden teşekkür ederim.

İşte İlk Haftanın Fikstürü;

18/07/2015 Luzern-Sion
18/07/2015 Zurich-Young Boys
18/07/2015 Basel-Vaduz
18/07/2015 Thun-Grasshoppers
18/07/2015 St.Gallen-Lugano

 
BASEL
GİDENLER:

-Marco Streller (jübile)
-Fabian Frei (Mainz)
-Fabian Schar (Hoffenheim)
-Giovanni Sio (Rennes)

GELENLER:

-Zdravko Kuzmanovic (Inter Milan)
-Marc Janko (Sydney)
-Michael Lang (Grasshoppers)
-Daniel Hogh (Odense)
-Birkir Bjarnason 

Öncelikle Basel’in kaybettiği 3 oyuncuyla başlayalım. Kale hariç diğer üç bölgedeki en iyi oyuncularını kaybetti diyebiliriz son şampiyon için. Forvette Marco Streller futbolu bıraktı. O bölgeye transfer olarak Marc Janko’yu aldılar. Hemen hemen benzer özellikteler ve takıma katkısı Streller’den fazla olabilir. Diğer yandan Fabian Frei Mainz’ın yolunu tuttu. Frei’ın varlığı dışarıdan bakıldığında çok hissedilmese de saha içerisinde takımın ivmesini olumlu anlamda her yönde değiştirebilen bir isimdi. O bölgeye onun yerine Kuzmanovic alındı. O ne kadar katkı verebilir önceden kestirmek güç. En önemli kayıp ise savunmadan geldi ve Fabian Schar Hoffenheim’a gitti. Üstelik 4 milyon euro’ya gerçekleşti bu transfer. Fiyat gerçekten komik. Türkiye’den bir takıma gelse burada kral olabilirdi Schar. Savunmaya Odense’den Daniel Hogh alındı fakat şu an için tam bir kapalı kutu kendisi. Uzun boylu ve kuvvetli bir stoper fakat topu oyuna sokma konusunda becerisi tartışılır. O yüzden 37’lik Walter Samuel’ın partneri kim olacak tam bir merak konusu. Samuel ile de olacak işler değil bunlar tabi ki ama tecrübesi bile yetiyor çoğu zaman İsviçre’de… Aslında bir de kiradan dönen oyuncu sayısı fazla Basel’de fakat forma şansı bulacaklarını düşünmediğimden onları kaleme almıyorum.

Basel yine her zamanki gibi sezonun en büyük şampiyonluk adayı. Geçen sezon zaman zaman zorlansalar da 12 puanlık farkla şampiyon olmayı başardılar. En büyük zaafları savunmadaydı. Schar’ın gidişiyle beraber ve Samuel’in bir yaş daha yaşlanmasından dolayı bu sezon da çok sıkıntı çekecekler gibi gözüküyorlar. O bölgeye de bir transfer beklediğimi söyleyeyim. Ligde olmasa bile Avrupa’da bu transfere çok ihtiyaç duyacaklardır.

Ülkenin en büyük futbol kulübü olan Basel’de en önemli transfer teknik direktör oldu. Paulo Sousa’nın Fiorentina’nın yolunu tutmasıyla birlikte, Basel cebinde tuttuğu planı yürürlüğe soktu ve Urs Fischer ile anlaştı. Urs Fischer bu ligin Uli Forte ile en büyük teknik adamlarından birisi. Zurich’le yıldızını parlatmış dikkatleri üzerine çekmişti. Bir başarı öyküsüydü aslında bu. Zurich U-16 takımından Zurich’in paf takımının başına geçti. Daha sonra ise ana takımın başına gelmişti. Geçtiğimiz sezonda Thun ile birlikte takımın kalitesinden beklenmeyen dereceler elde ettiler. Lig dördüncülüğünü elde ettiler. Basel ile birlikte gerçekten büyük işleri başarabilirler fakat en önemli sorun tekrar belirtmeliyim ki savunma.

Urs Fischer’nin ekipleri savunma yapmayı sevmeyen ekipler. Bu yüzden İsviçre’de kesinlikle sıkıntı çekmezler. Çünkü 2 yerlerse 3 gol atabilecek seviyedeler İsviçre’de. Bakalım önümüzdeki günler Basel savunması için neler gösterecek.

YOUNG BOYS
GİDENLER:
-Marco Burki(Kiralık)
-Gonzalo Zarate(Sözleşme Yenilenmedi)
GELENLER:
-Miralem Sulejmani
-Loris Benito
-Moreno Costenzo(Kiralıktan döndü)
-Alexander Gonzalez(Kiralıktan döndü)

Geçtiğimiz sezonu ikinci sırada tamamlayan Young Boys, şampiyonluk yolunda kritik hatalar yapınca mutlu sona Basel ulaşmıştı. Yalnız 2013 yılında göreve başlayan Uli Forte ile yaptıkları muazzam çıkış kesinlikle büyük bir takdiri hak ediyor. Basel’in başına gelen Urs Fischer ve Young Boys’un başındaki Uli Forte… İkisi de bu ligin çok üstündeler ve gelecek adına beni heyecanlandıran isimler… Özellikle Uli Forte Fischer’a göre taktiksel anlamda birkaç beden üstte. Kenarda olması takım adına müthiş bir güç oluyor. Oyuna yaptığı müdahaleler ve cesur seçimleriyle taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmış durumda.

Bu sezon başında en büyük avantajları iskelet kadronun neredeyse tamamına yakınını korumuş olmaları. Üstüne üstlük Benfica’dan Miralem Sulejmani ve Loris Benito’yu kadrolarına kattılar. Hem de ikisini sadece 6 milyon euro’ya aldılar. Ülkemizde bazı isimler için korkunç rakamlar düşünülünce bu ikilinin fiyatı neredeyse sudan ucuz. Bu iki isimde kanatlara daha akıcı bir anlayış getirecektir. Uli Forte’nin istediği ve hep belirttiği gibi pozitif futbolda bu ikilinin rolü büyük olacaktır. Şimdilik, pek konuşulmasa da geçtiğimiz sezon Aarau’da kiralık olarak forma giyen Costanzo’nun takıma dönüşü de bence çok önemli. Costanzo Forte’nin sisteminde hayati bir rol bulabilir kendisine. Alexander Gonzalez’e de değinmek istiyorum. Forte zamanında onun üstüne çok düşmüştü fakat daha fazla süre alması için kiralanmasını istemişti. Şimdi daha hazır bir Gonzalez olacak. Kanatlarda yetenekli ve patlama gücü yüksek olan Gonzalez’le Young Boys korkunç bir takım olabilir.

Basel’i ciddi anlamda zorlayan Young Boys’da bu sezon hedefler daha büyük. Öncelikli hedefler arasında Şampiyonlar Ligi elemelerinde ilerlemek ve biraz hayal gibi gözükse de gruplara kalabilme ihtimali var. Fakat daha gerçekçi hedef ise Avrupa Ligi’nde söz sahibi olabilmek.

Mevcut kadronun korunması ve artı olarak nokta transferlerle bunu mümkün kılabilirler. Geçen sezon olduğu gibi kırılma anlarında büyük hatalar yapmazlarsa müthiş taraftarlarıyla beraber kim bilir belki de bir devrim yapıp; İsviçre Şampiyonu olabilirler. Belki de Avrupa’da bir sürpriz… Kim bilir…

ZURICH
GİDENLER:

-Nico Elvedi
-Dimitri Oberlin
-Raphael Koch(Sözleşme Yenilenmedi)
-David Da Costa

GELENLER:
-Kevin Bua
-Cabral

Şuradan başlamalıyım ki takımın geleceği olarak nitelendirilen Dimitri Oberlin’in Salzburg’a satılması şaşkınlık yarattı bende. Geçtiğimiz sene Manchester United çok istemişti fakat transfer tamamlanamamıştı. Fakat şimdi Salzburg’a imzayı attı genç yıldız. Bir diğer gönderilen isim Nico Elvedi oldu. Elvedi henüz 18 yaşında ve 6 milyon euro’luk bonservis bedeliyle Almanya’nın yolunu tuttu. Kaleci Da Costa’da takımdan gönderildi. Bu üç oyuncunun transferinden yaklaşık olarak 9 milyon Euro gelir elde edildi. Peki Zurich kimleri transfer etti. Servette alt yapısından Kevin Bua ve son 1 senesinde neresinde futbol oynamayan Cabral. Cabral transferine Zurich taraftarının neden sevindiğini bir türlü çözemedim. Çünkü son 6 ayı kulüpsüz geçirdi, son 1 senede ise forma şansı bile bulamadı. 9 milyon Euronun kulüp kasasına girdiği düşünülürse mutlaka 2-3 takviye gelecektir. Bunlar nokta transfer olabilirse Zurich adına çok yararlı olabilir.

Geçtiğimiz sezonu beklentilerin biraz üstüne çıkarak 3. sırada tamamlayan Zurich’te bu sene hedef aşağı-yukarı aynı. Urs Meier lige Avrupa’dan daha çok önem veriyor. Gerçekçi bir teknik adam ve Avrupa’da çok da fazla ilerleyeceklerini düşünmüyorlar. Fakat son günlerde transfer konusunda kulüp başkanıyla aralarında büyük ayrılıklar olduğu basına düştü. Bu konu ciddi olabilir. Ligin başlamasına az kaldı ve transfer yapamadı Zurich. Üstüne üstlük en iyi oyunculardan ikisini kaybetti.

İyi transferler gelmemesi halinde, Urs Meier ilk 2-3 haftada gelebilecek kötü sonuçların ardından kendini kulübün dışında bulabilir. Başkanla olan sürtüşme takımı kötü etkileyebilir. Bu sezonu Urs Meier ile tamamlayabileceklerini düşünmüyorum. Geçen sezonki başarının tekrarlanması da şu aşamada zor. İlk haftalar bahis açısından uzak durulması gereken takımların başında geliyor.

THUN

GİDENLER:

-Berat Sadik(Sözleşme Yenilenmedi)
-Alexander Gonzalez(Kiradan Döndü)
-Marco Mangold
-Urs Fischer(Teknik Direktör)

GELENLER:
-Marco Burki(Kiralık)
-Norman Peyretti
-Sven Joss

Geçtiğimiz sezon sürpriz bir şekilde ligi dördüncü sırada bitiren Thun’da bu durumun en büyük mimarı teknik direktör Urs Fischer’dı. Fakat onu kaybettiler ve o Basel’in yolunu tuttu. Onun yerine takımın başına Criaco Sforza getirildi. Sforza 2006-2008 arası Luzern’i, 2009-2012 arası ise Grasshoppers’ı çalıştırmıştı. Axpo Lig tecrübesi olsa da son iki sezonu bir alt ligde Wohlen’in başında geçirdi. Açıkçası ben bu sezonu Thun’un başında tamamlayabileceğini düşünmüyorum. Bu seviyeyi taşıyabilecek bir kapasite göremiyorum kendisinde.

Thun’da geçen sezonun en golcü ismi Berat Sadik ile şu ana kadar sözleşme yenilenmedi. Daha doğrusu Berat sözleşme yenilemeye yanaşmadı ve boşta. Geçtiğimiz sezon takımın en önemli ismiydi ve 36 maçın 35’inde forma giyerek bir istikrar örneği olmuştu. Bu 35 karşılaşmada 12 gol 6 asist ile Thun’u sırtlamıştı. Diğer bir kayıp ise şüphesiz Young Boys’dan kirada olan Alexander Gonzalez oldu. Bu oyuncuların yerleri şu ana kadar dolmuş değil. Bu sezon için iyi ilişkiler içinde oldukları Young Boys’dan iki oyuncu kiraladılar. Birisi savunmaya Marco Burki, diğeri ise sağ bek Sven Joss. İkisi de henüz çok genç ama Burki transferi Thun için yeterli olacaktır.

Bu sezon Thun’dan çok fazla şey beklemek hatanın en büyüğü olur. Sezon sonunda ilk 5’e bile giremeyeceklerini düşünüyorum. Henüz yeterli takviye bile gelmedi. Berat Sadik ikna edilebilirse belki yeniden ilk 5 için iddialı duruma gelebilirler ama şu an için zor gözüküyor. En büyük zorluk ise Thun’un ve bana göre yetersiz Sforza’nın sezonu nasıl geçireceğinin tam bir muamma olması. Şansa ihtiyaçları çok olacak.

LUZERN

GİDENLER:

-Alain Wiss
-Oliver Bozanic

GELENLER:

-Sebastian Schacten
-Nico Brandenburger
-Clemens Fandrich

Geçtiğimiz sezon Ekim ayında değişti kaderi Luzern’in… Ardarda gelen kötü sonuçların ardından teknik direktörlüğe Alman efsanesi Markus Babbel getirildi. O andan itibaren acele etmeden, sistemli bir şekilde gün be gün gelişti Luzern. Önce oyun anlayışları değişti. Sonra saha içerisindeki mücadele ve kondisyon arttı. Bunları başaran isim Babbel ve ekibiydi. İlk başlarda ekibinin çok fazla yükleme yaptıkları bu yüzden de sakatlıkların geldiğinden bahsediliyordu İsviçre basınında. Fakat uzun vadede böyle olmadığı görüldü.

Babbel zor bir sistem başlattı Luzern’de. Hücumda 3-5-2, savunmada 4-4-2’yi benimsedi Luzern. İlk başlarda hücum-savunma arasındaki geçişlerde çok zorlansalar da Babbel’li 5. Haftadan sonra her şey yerli yerine oturmaya başladı. Öyle bir ilerleme gösterdiler ki Avrupa Ligi’ni kıl payı kaçırdılar. Bu sezon öncesinde en büyük kayıpları Alain Wiss oldu. Yerini henüz doldurabilmiş değiller. Genç oyunculara yatırım yapıyor şu an Luzern.

Babbel’in dediği gibi bu sene hedef ilk 5. Fazlasını beklemenin hayalcilik olacağını belirtiyor ve yapılanmanın esas bu sene gerçekleşeceğini söylüyor. Başkan’dan da kredisi sonsuz gözüküyor. Orta saha ve hücum hattına iki transferle bana göre çok daha fazlasını yapabilirler. Ligin sürpriz ekibi olabilirler.

ST. GALLEN
GİDENLER:

-Goran Karanovic(Sözleşme Yenilenmedi)
-Daniel Sikorski
-Muhammed Demiri
-Stephen Besle
-Nisso Kapiloto

GELENLER:
-Sandro Gotal
-Martin Angha
-Alain Wiss
-Ilija Ivıc(kiralıktan döndü)

St.Gallen için şöyle bir giriş yapmak en doğrusu olacak: ‘2014-2015 Sezonunun En Büyük Hayal Kırıklığı…’ Ekleyecek ya da çıkarılacak tek bir kelime dahi yok. Geçmiş yıllardaki en büyük kozu olan taraftar ve iç saha birleşmesinden doğan müthiş iç saha performanslarını dahi kaybettiler geçtiğimiz sezon. Öyle bir hayal kırıklığıydı ki performansları, son haftalarda Gallen taraftarları bile yalnız bıraktı onları kendi stadyumlarında. Sezonun ikinci yarısındaki 10 maçta 8 mağlubiyet aldıkları dönem, ligdeki kaderlerini belirledi açıkçası. Yine de buna rağmen Avrupa Ligi’ni ellerinden kaçırdılar. Jeff Saibene bu noktada bana göre yetersiz kaldı. Yönetimin görevine son vermesini bekliyordum fakat şaşırtıcı bir şekilde Saibene’nin arkasında olduklarını yenilediler. Bana göre ilk 3 haftada tek galibiyet gelse bile Saibene’ye yol verilir.

Transferlere bakacak olursak, ülkemizde Fenerbahçe’nin yaptığı gibi tıpkı kulübün önde gelen oyuncularıyla yollarını ayırdılar. Özellikle Karanovic ile yaptıkları yol ayrımı ülkede de çok konuşuldu. Karanovic’in sözleşmesi bitmişti fakat yenilenmedi. O bölgede şu an alternatifsiz kaldılar ve oraya en az bir transfer mutlaka şart. Sağ ve sol kanada iki isim aldılar genç. Yavaş yavaş gençleşme operasyonuna gidiyorlar fakat geçen sezonun hayal kırıklığı ile kapanması bu sezonu onlar adına daha riskli hale getiriyor. Taraftar başarı istiyor.

Geçmiş sezonun üstüne bu sezonda hayal kırıklığı ile geçerse sezon sonuna kalmaz, hem hoca hem de yönetim kendisini görevlerinin dışında bulabilirler. Taraftar grupları yaptıkları açıklama ile birlik olduklarını ve takımlarını desteklemeye sonuna kadar devam edeceklerini açıkladılar. Özellikle istenilen iç saha performanslarını geri getirmek için üzerlerine düşecek görevi iyi bildiklerini de belirttiler. Yani kısacası taraftar Saibene’nin geçen sezonun sonlarına doğru yaptığı ‘taraftar şikayeti’nden ders almışa benziyor. Fakat bir de açık kapı bırakılıyor ki o da başarının gelmemesi halinde en sert tepkiyi vereceklerini belirtmeleri. İlk 2-3 hafta St.Gallen’in dikkatle izlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kaderleri çok ince bir çizgi üzerinde çizilecek. Bir anda zirveye oynarlarken kendilerini bir anda dipte de bulabilirler.

SION
GİDENLER:
-Vulnnet Basha
-Gabriel Cichero

GELENLER:


-Fousseyni Cisse
-Martin Zeman
-Vincent Sierro

Sion’a baktığımız zaman Didier Tholot yönetiminde 2014 sezonunun izlerini sildiler geçtiğimiz yıl. Ligi 7. Sırada tamamlamayı başardılar. Yalnız daha büyük başarı İsviçre Kupası Finali’nde geldi. Basel’i kusursuz bir oyun sonunda 3-0’la geçtiler ve kupanın sahibi oldular. Daha da önemlisi Avrupa Ligi’ne 3. Ön elemeden katılma hakkı kazandılar. Mevcut kadrolarını korumayı başardılar. Üstüne de sol kanada Martin Zeman transferini yaptılar. Açıkçası bu isim hakkında pek bilgim yok ama Ziegler ile birlikte iyi bir ikili olabilirler.

Sion’un elinde Ebenzer Assiffuah diye bir yetenek var. Fakat bir türlü gereken şansı bulamadı. U-20 Dünya Kupası’nın yıldızı olarak gelmişti Sion’a fakat kendisinden beklediğim patlamayı bir türlü yapamadı. Buna rağmen bir çok Avrupa kulübünün radarına girmeyi başardı. Şu ana kadar Sion onu elinde tutmayı çok iyi başardı. Diğer yandan Sion’un en iyi transferi Fousseyni Cisse olacak bana göre. 2013’den bu yana kadrosunda bulunuyor Cisse Sion’un fakat yararlanamadılar. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısı Arles kulübüne kiralanmıştı 26 yaşındaki forvet ve orada ritmini bulmuş gözüktü. 13 maçta 5 gollük bir katkı yaptı ki, Fransa Ligi’nde bu istatistik onun gibi birisi için İsviçre Ligi adına çok önemli bir katkı. Sion’un bu sene elindeki gizli güç olabilir.

Genel olarak baktığımızda Tholot başarılı gibi gözükebilir fakat ben oynattığı savunma futbolu yüzünden onu çok beğenmiyorum. Sion’un her maç rakiplerine mahkum oynamasını gerektirecek bir kadrosu yok. Üstüne üstlük yıldız olabilecek futbolculara sahipler her ne kadar kullanamasalar da. Belki de Tholot sistem değişikliği üzerinde düşünüyordur. Düşünmezse eğer yine bu sezon ilk 5’i bile göremez Sion.

GRASSHOPPERS

GİDENLER:

-Daniel Davari
-Michael Lang
-Sanel Jahic
-Ulisses Garcia
-Krisztian Vadocz
-Amir Abrashi
-Michael Dingsdag
-Anatole Ngamukol
-Gianluca Hossmann
-Alexander Merkel
-Stephane Grichting(Futbolu Bıraktı)

GELENLER:
-Kim Kallström
-Alexandre Barthe
-Marko Basic
-Joel Mall

St.Gallen’den sonra geçtiğimiz sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu benim için Grasshoppers. O kadar kötü bir sezon geçirdiler ki sezonu sadece 8. Sırada tamamlayabildiler. Aslında bunun en büyük sebebi yakından tanıdığımız bir isimdi. Michael Skibbe… Skibbe’nin Türkiye yolunu tutması Grasshoppers’un sonunu hazırladı diyebiliriz. Pierluigi Tami getirildi yerine ve ondan sonra dibe vuruş başladı. 1.5 yıllık sözleşme imzalanması bile ona ne kadar güvenildiğinin bir göstergesiydi aslında. Yalnız görevine son verilmedi ve yeni sezonda yönetim ona son bir şans verecek.

Transfer döneminde de büyük yaralar alan Grasshoppers’da sayısız futbolcu takımdan ayrıldı. Ayrılan oyuncuların yüzde 90’ının sözleşmesi bitti ve serbest kaldılar. Takımın as isimlerinden Grichting futbolu bıraktı. Lang Basel’in yolunu tuttu. Grasshoppers’ın eski şaşalı dönemleri bu sene de uzakta olacak gibi gözüküyor. Özellikle Marco Basic transferi takıma olumlu bir hava katacaktır. Takıma kattıkları Kim Kallstörm hepimizin bildiği bir isim fakat bu yaşta ne kadar katkı gösterecek hep beraber göreceğiz.

Ayrılan oyuncuların yerine yeterli takviye gelmezse ve Tami de ısrarcı olursa yönetim Grass’ı çok zor günler bekler. Yani her şey Grasshoppers yönetiminin elinde. Mali durumlar her şeyi gösterse de yine de yönetimin bir şeyler yapması gerekiyor. Yoksa Grasshoppers’ı kabus gibi bir sezon bekliyor.

VADUZ
GİDENLER:

-Mario Sara
-Kwang-Ryong Pak

GELENLER:
-Mario Buhler
-Ali Messaoud
-Stjepan Kukuruzovic
-Mauro Cabelloro

Geçen sene yükseldiği Axpo Lig’de istediği gibi bir sezon geçiremeyen Vaduz, 9. Sırada kalarak ligde kalmayı başardı. Contini takımın başında yer almaya devam ediyor. Ona karşı büyük bir hayranlık besleyen Vaduz taraftarları, geçtiğimiz sezonun sonlarına doğru homurdanmaya başladılar. Öyle ki ligin son 7 maçından sadece 1 puanla ayrılabildiler. Ligden düşen takım Aarau oldu fakat ligin en kötü oyununu oynayan her zaman Vaduz oldu.

Transferde Mario Sara ve Kuzey Kore’li Ryong Pak’ı kaybettiler. Ryong Pak rotasyonda yer alan bir isimdi fakat Mario Sara’nın savunmadaki eksikliği ve liderliği kesinlikle hissedilecektir. Wohlen’den Buhler’i aldılar fakat genç ve tecrübesiz biri olduğu için bu eksikliğin önemi daha çabuk anlaşılabilecektir. Porto B takımından kiraladıkları Mauro Cabelloro hakkında fazla bilgim yok fakat okuduğum kaynaklarda şans bulursa etkisini gösterebilecek bir oyuncu olduğu söyleniyordu. Diğer yandan Frencvaros’dan alınan Kukuruzovic’de Vaduz için etkili bir isim olabilir. Yalın bir-iki oyuncu ile kadrolarını takviye etmeleri şart. Yoksa açık-ara lige veda edebilirler.

Diğer yandan Lihtenştayn ülkesinin takımı olan Vaduz, oranın hakkı ile Avrupa Ligi elemelerinde oynamaya hak kazandı. İlk turda San Marino ekibi La Fiorita ile eşleştiler. Beklendiği gibi kolay bir eşleşme oldu ve 0-5/5-1 ile rakibini eleyip Estonya temsilcisi Kalju ile eşleştiler. Kalju’yu evlerinde ağırladıktan sonra Basel deplasmanına konuk olarak lige start verecekler.

FC LUGANO
GİDENLER:

-Livio Bordoli (Teknik Direktör)
-Marko Basic
-Leanardo Melaazi
-Renato Cesar
-Bojan Dubajic

GELENLER:

-Zdenek Zeman(Teknik direktör)
-Patrick Rossini
-Domagoj Pusic
-Frederic Veseli
-Mario Piccinocchi
-Goran Jozinovic

Öncelikle FC Lugano’nun geçmişinden bahsetmek gerek ilk başta. 1908 yılında kurulan kulüp yıllar içinde inişli çıkışlı grafikler sergiledi. 2002 yılında küme düşen Lugano, 2004 yılında iflas etti. 2007 yılında İtalyan bir grup tarafından satın alınan Lugano, 2008 yılında isim değişikliğine gitti ve şu an ki isimleri olan FC Lugano haline geldiler.

Geçtiğimiz yıl Challenge Lig’de 7 puan farkla şampiyon olup bu lige yükselmeye hak kazandılar. Hikayeleri bitmek bilmeyen kulüp, şampiyon yapan hoca Livio Bordoli ile yolları ayırdı ve Zdenek Zeman başa getirildi. İlginçtir ki Livio Bordoli takımı birinci lige çıkardı ama ligden düşen Aarau’nun başına geçti.
Marko Basic’in elden kaçırılması şu ana kadar onlar adına en olumsuz durum gibi gözüküyor. Marko Basic 500.000 euro gibi bir fiyata Grasshoppers’un yolunu tuttu. En önemli oyuncuları kiralık Patrick Rossini’yi bonservissiz olarak kadrolarına geri kattılar. Basic dışında iskelet kadroyu koruduklarını söyleyebiliriz.

Özellikle iç sahada çok etkili olan bir takım Lugano. Sene içerisinde bunun ekmeğini fazlasıyla yiyebiliriz. Fakat Zdenek Zeman’ın nasıl bir sistemle sahada olacağı bizim için şu an en büyük soru işaretlerinden bir tanesi. ‘Kapalı kutu’ tanımına sezon başında her ne kadar uysalar da Lugano’nun sürprizlerinden bu sene fazlasıyla söz edeceğimizden eminim. Sene sonunda ligde kalacaklarına inanıyorum.

İlginizi Çekebilir

Betigo 500 TL Ödüllü Skor ve Tahmin Yarışması! Hemen Katıl!

Doğru tahminde bulunan ilk 10 kişiye 50 tl olmak üzere toplamda 500 tl bonus verilecektir. ...

4 comments

  1. hiç iddia oynamadım ama ilgi alanım isviçre ligi , her hafta özetlerini takip ederim

  2. Emegine saglik, sayende onumuzdeki sezona bilincli bir sekilde bakabilecegiz.

  3. Tesekkurler faydali bilgiler için..

  4. Emeğine sağlık tebrikler basarilar

Bir Cevap Yazın

casino siteleri bahis siteleri bahis ?irketleri