İspanya – Fransa Maç Analizi! (17 Ağustos)

unver-erturk2014’te İspanya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda rakibini çeyrek finalde ezerek eleyen Fransa, bir sene sonra Fransa’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda aynı İspanya’ya bu sefer kendi evinde Gasol’ün olağanüstü performansına yenilmiş ve rövanşı vermişti. Ev sahipliği yaptıkları turnuvalarda taraftarlarına hayal kırıklığına uğratan iki takım bu kez tarafsız sahada Brezilya’da çeyrek finalde karşı karşıya gelecekler. Amerika Birleşik Devletleri’nin bulunduğu bir turnuvada şampiyonluk hayal gibi gözükse de son karşılaşmalarda Sırbistan ve Fransa’nın ABD’ye kafa tutması ve 3’er fark ile maçı kaybetmeleri turnuvada ki tüm takımlara bir öz güven getirmiştir. ABD’nin ardından turnuvanın en güçlü iki takımı -her ne kadar kötü performans sergileseler de- yarı finalde(Arjantin büyük bir sürpriz yapmazsa) ABD ile eşleşecekler. Finalde mi , Yarı Finalde mi ABD ile eşleşmek,bir sürpriz yapmak daha mantıklı ? Şahsi kanaatim Amerika Birleşik Devletleri ile finalden önce oynamak daha avantajlı olabilir ki son iki maçlarında gösterdikleri performans gerçekten hayal kırıklığıydı. Bir şov ülkesi olan ABD’yi finalde, onlar için bir nevi şov maçında yenmek gerçekten imkansıza yakın. Fakat yarı finalde kötü günde yakalanan bir Amerika’yı yenmenin imkansız olmayacağını Sırbistan ve Fransa son 2 maçta tüm Dünya’ya göstermişti.

Gelelim İspanya’ya.. 2014’te büyük umutlar ile -Amerika’yı mağlup etme de dahil- kendi sahalarında oynadıkları turnuvada çeyrek finalde sadece 52 sayı atıp 13 fark yiyerek elendikten sonra çok çabuk toparlanıp bir sene sonra ki turnuvada hem rövanşı almış hem de İspanya Halkına 3.Avrupa Şampiyonluğu’nu hediye etmişlerdi. Bu seneye gelecek olursak, Rio Olimpiyatlarına son zamanlardaki en iyi kadrolardan biri ile katıldılar. Özellikle kısalarda turnuvadaki kesinlikle her takımın hayır diyemeyeceği (ABD hariç 😉 Rudy Fernandez, Sergio Rodriguez, R.Rubio, Sergio Llull ve neredeyse süre almayan J.Calderon ve Alex Abrines isimlerine sahipler. Tabi ki bu kadar top hakimiyeti yüksek ve şutu iyi kısa olunca maç içerisinde birçok kez 3 numaraya kaymalarda gözleniyor. İlk iki karşılaşmada sallantılı performanslar sergileyen İspanya turnuvaya hiç gelmemiş gibiydi. Nijerya karşısında da aslında istedikleri rahat galibiyeti alamasalar da kazanmak önemliydi. Ardından 3/3 ile başlamış Litvanya’yı 50, son karşılaşmada da Arjantin’i 19 sayı fark ile mağlup etmek İspanyollar için kaybedilen güvenin kazanılmasını sağladı. İlk iki maçın aksine Litvanya ve Arjantin maçlarında topu hücumda çok fazla çevirerek doğru şutları ve doğru hücum düzenini buldular. Şut soktukça alev alma potansiyeli yüksek bir çok oyuncuya sahip olmaları onlar için avantaj olsa da kötü günlerinde bu tip oyuncular(Rudy,Llull,Navarro) takıma büyük zararlar verebiliyor. Gasol ve Rudy çok iyi bir turnuva geçiriyorlar. Sergio Rodriguez skor anlamında ciddi katkı vermese de hücumda takımı çok iyi yönlendirip asist anlamında takıma büyük katkı veriyor. Ibaka’nın yerine bu sezonda milli takımda devşirme olarak yer alan Mirotic istikrarsız maçlar çıkardı.

Fransa’nın geçtiğimiz yaz Nando de Colo’nun olağanüstü oynadığı bir turnuvada kendi sahalarında düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda yarı finalde elenmeleri büyük bir şok etkisi yaratmıştı. Gasol’ün 40 sayı 11 ribaundluk olağanüstü performansı belki de turnuva genelinde hak ettikleri şampiyonluğun önündeki engel olmuştu. Bu sezon Rio’ya gelirken A Milli takımımızın da yer aldığı Filipinler’de ki elemeleri çokta etkileyici bir performans göstermeden geçmişlerdi. Ardından çok kötü bir hazırlık dönemi geçirdiler ve 6 hazırlık karşılaşmasının sadece 2’sini kazanabildiler. Çok kaliteli bir kadroya sahip olmaları ne kadar kötü bir dönem geçirseler de turnuva başı için umut vericiydi. Fakat ilk karşılaşmada Avustralya’ya karşı aldıkları 21 sayılık ezici mağlubiyet Fransa’da herkes için çanların çalmasına neden olmuştu. Fikstür şansları nedeniyle ikinci karşılaşmada zayıf Çin’i mağlup ederek azda olsa özgüven kazandılar. Ardından Sırbistan karşısında maça çok ekili başlayıp bir ara farkı 16 sayıya çıkarsalar da yine yaşadıkları konsantrasyon problemleri nedeniyle geriye düştüler. Maçın sonunda Parker’ın el üstü şutu ile maçı kazansalar da böyle zorlu mücadelede 16 farktan geriye düşmek Fransa gibi bir takım için kabul edilebilir değildi. Venezuela karşılaşmasını direk atlayıp onlar için gerçek bir karşılaşma olan ABD maçına bakacak olursak Fransa kazanabileceği bir karşılaşmada belki de 3.çeyrek Thompson’ın extra performansına yenildi. Tony Parker’ın süre almadığı karşılaşmada 27 dakika sahada kalan Heurtel çok iyi bir maç çıkarmıştı. 18 sayısının yanına 9’da asist sıkıştıran Heurtel, de Colo ile birlikte takımın en iyisiydi. Gobert pota altında fizik gücünü ve atletikliğini iyi kullanmaya başladı. Diaw bir uzuna göre çok iyi saha görüşüne sahip bir oyuncu. Fakat bu özelliğini sadece Sırbistan maçında gösterdi ve çok istikrarsız oynuyor.

İki takım 1-1’in rövanşında(yakın dönemde) bu kez Rio’da karşı karşıya gelecek. Turnuva’nın başında büyük sorunlar yaşasalar da kadro kaliteleri sayesinde bu durumun içinden çıkmış gözüküyorlar. Bu tip karşılaşmalarda günlük performanslar doğru oynayan veya hak eden takımın elenmesine yol açabilir ki en büyük örnek geçen sene Gasol’ün Fransa’da ki 40 sayılık performansıydı. Turnuva geneline bakarsak İspanya kendi gücü ayarında Hırvatlar ve Brezilya ile, Fransa’da Sırplar ve Avustralya ile oynamıştı. Bu karşılaşmalarda savunmalar ön plana çıkmıştı. Bu akşamda iki takımın çok sert bir mücadele vereceğini ve 154.5 sayılık baremin aşılamayacağını düşünüyorum.

Tahmin: Alt (154.5)

İlginizi Çekebilir

Maiami Heat – Dallas Mavericks Maç Analizi! (20 Ocak)

Sabaha karşı 03:30’da American Airlines Arena’da oynanacak maçta Miami Heat ile Dallas Mavericks karşı karşıya ...

Bir Cevap Yazın

Kapat